Hollanda’nın Yöresel Kıyafetleri

0

Küçük bir Hollanda kasabası olan Marken’i görmek, geçmiş bir yüzyıla yolculuk yapmış olma hissini uyandırıyor. Kasabada ilk göze çarpan, ahşap yeşil evler. Bu evlerde, yüzyıllardan beri giyilen geleneksel giysileri bugün de hala gururla taşıyan balıkçılar ve aileleri yaşıyor. 13. yüzyılda şiddetli bir fırtınayla Hollanda kara parçasından ayrılan Marken, yıllar içerisinde ayırt edici kimliği ve geleneksel giyim tarzı ile birbirine inanılmaz derecede bağlı bir toplum yapısı geliştirmiş. Hollanda Geleneksel Kiyafetleri Halk üzerindeki egemenliğini yıllardır koruyan deniz, Marken’in dış dünyayla bağını koparmış olsa da temel geçim kaynağı olmayı sürdürüyor. Ancak Hollanda’yı yeniden biçimlendirme politikası kapsamında geliştirilen “Zuiderzee” sisteminin ardından modern hayat Marken’e de ayak basmış. Öyle ki kasaba artık eskisinden farklı bir görünüm arz ediyor. Yıllardır yaşadığı kasabanın büyüsünü Henk Van Der Leeden ele geçirdi ve Anne Jaffe kasabanın tarihçesini kaleme aldı…

GELECEĞE DÖNÜŞ

Eğer kültürler doğaya ait güçler tarafından şekillenmiş olsaydı, Hollanda kesinlikle su ve onu bir körfez olarak muhafaza etmenin savaşıyla tanımlanırdı. Dünya üzerinde başka hiçbir yer bu tanımla bu denli birebir örtüşemez. Bunu da ancak Gouwzee ve Ijsselmeer arasına sokulan bu küçük balıkçı kasabasını yani Marken’i ziyaret edenler bilebilir. 13. yüzyılda şiddetli bir fırtınayla Hollanda kara parçasından ayrılan Marken, yıllar içerisinde ayırt edici kimliği ve geleneksel giyim tarzı ile birbirine inanılmaz derecede bağlı bir toplum yapısı geliştirmiş. Marken de birçok kıyı toplumunda olduğu gibi, eskiden refah içinde yaşayan bir balıkçı kasabasıydı. Ancak bu sevimli kasaba birdenbire denizi körfezle muhafaza etme amacı taşıyan Hollanda Savaşı?nın kurbanı oldu. 1930’larda büyük bir ulusal proje ile daha durgun bir tatlı su olan Ijsselmeer’i oluşturmak amacıyla hırçın Güney Denizi Zuiderzee hendeklerle çevrildi. Bu girişim her ne kadar sel basma riskini azalttıysa da daha önceleri bereketli olan deniz yaşamını yok etti. Bu durum özellikle de yıllar yılı geçimini denizden kazanan birçok kasabayı derinden etkiledi. Ancak Marken halkının modern çağın etkilerini gerçek anlamda hissetmeye başlaması 1958 yılında bir hendekle Hollanda ana karasına bağlantının sağlanmasıyla gerçekleşti

HAYAT, 13. YÜZYILDAN BESLENİYOR

Bundan 20-30 yıl öncesine kadar Marken’de insanlar yüzyıllardan beri alıştıkları şekilde yaşamlarını sürdürüyorlardı. Geleneksel kıyafetleri içerisinde pazartesi günleri çamaşırlarını yıkayıp asıyorlar, kovalarına mandıracıdan aldıkları sütlerini dolduruyorlardı. Bu noktada hatırlatmakta fayda var; Marken bugün hala mandıracının sütünü bizzat kendi başına satabildiği ve bunun hala yasal olduğu yegane kasabalardan biri. Yaklaşık 15 yıl kadar önce, fotoğrafçı Henk van der Leeden?in bu kasabada yaşadığı dönemde, Marken?de birçok insan hala geleneksel kıyafetlerini giyiyordu. Ancak bu kıyafetleri turistler için değil eşsiz miraslarının gururunun bir göstergesi olarak taşıyorlardı. Bugünlerde çok az sayıda kişi hala bu şekilde giyiniyor ya da yüzyıllardan beri yaptıkları günlük işlerini sürdürüyor. Marken artık 18. yüzyıl Hollanda kültürünün gerçek enstantane fotoğrafından çok, turistlerin ilgisini çeken yerlerden biri haline geldi. Kasabanın yenilenmiş eski merkezi, günübirlik bir gezi için oldukça çekici, turistik bir yer. Göz alıcı yeşil ahşap evlerle dolu kaldırım taşlı sokaklarda dolaşmaksa ayrı bir keyif. Mum ışığıyla aydınlatılmış geleneksel Hollanda restoranı ve kafeler, iskeleye ve yüzyıllık balıkçı tekneleriyle dolu limana bakıyor. 18. yüzyıldan kalma bir barda oturduğunuzda görebileceğiniz kalın ahşap kirişler, denizin gücünün adeta bir vasiyeti gibi yükselen gösterişli deniz fenerleri, geçmiş zamanlara yolculuk yaptığınız hissini veriyor.

Share.

About Author

Yorum Bırak